Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Çeşitli temaslarda bulunmak üzere BDP Van Milletvekili Nazmi Gür ile birlikte ABD'ye gelen, Mardin Bağımsız Milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı Ahmet Türk, Amerikalı yetkililerin, Türkiye'deki "barış sürecinin hassasiyetinin farkında" olduğunu belirtiyor.
“Suriye’deki Kürtler muhaliflere katılsın”
BBC Türkçe’nin haberine göre, Türk, sadece PKK ve silahların susturulması konularını görüşmediklerini belirterek, "Orta Doğu'da artık Kürtlerin önemli bir aktör olduğunun herkes farkında" dedi.
Görüşmeleri esnasında Suriye'deki gelişmeler üzerinde uzunca durduklarını belirten Türk, Suriyeli Kürtlerin de diğer Suriyeli muhaliflere katılmasıyla bir çözümün mümkün olacağını öne sürdü.
“Çözüm süreci olumsuz etkilenir”
Suriye’de birçok katliama imza atan, özellikle Aleviler üzerinde “etnik temizlik” saldırılarını sürdüren çetelere Kürtlerin de katılmasını savunan Türk, Suriye'deki Kürtlerin sürecin dışında kalmasının Türkiye'deki barış sürecini de olumsuz etkileyeceğini dile getirdi.
Türk, Suriye'nin geleceği ile ilgili bu düşüncelerinin Amerikalı yetkililer tarafından da paylaşıldığı izlenimi edindiklerini söyledi.
"Türkiye daha güçlü bir aktör olacak"
Bölgede etnik ve mezhepsel çatışmaların önüne geçilmesinin tek yolu demokratik bir yapının kurulmasıdır. Orta Doğu'da demokrasinin yeşermesidir. Türkiye'deki barış projesinden sadece Kürtler kazançlı çıkmayacaktır, Türkiye kazanacaktır. Türkiye bu süreçle birlikte bölgede daha da güçlü bir aktör olacaktır.
Meseleyi içeriden çözme yolunu seçmek isteriz. Böyle bir süreç sadece Orta Doğu'yu değil, bütün dünyayı etkiliyor. Ama biz birileri müdahale etsin mantığında değiliz. Demokratik gelecek için herkes katkı kurabilir. ABD de Orta Doğu'da önemli bir aktördür. Teşvik edebilir, cesaret verebilir. Amerika ile Türkiye bir stratejik ortaksa bu konuda ABD destek vereceği bir rol oynayabilir.
Her halkın hak ve hukuku vardır. Bunun bilinmesi ve kabulü gerekir. Bizim çözüm sürecimiz şudur: sınırları tartışmadan; halkların eşitliği, adalet duygusuyla yeni bir dönemin, anayasanın ortaya çıkması. Etnik ve mezhepsel çatışmaların halklara verdiği zararları görüyoruz. Kürtlerin talepleri çağdaş, demokrasiyi esas alan bir yaklaşım.